Washington Haber Forum-Washington News Forum: 06/01/2005 - 07/01/2005

Monday, June 27, 2005

Erdogan Azerbaycan'da, Huseyin Mumtaz

Erdoðan yarýn Azerbaycan’a gidiyor.

Peki Erdoðan bir ay önce Bakü-Ceyhan petrol boru hattýnýn açýlýþý için yapýlan törene neden gitmemiþti?

‘’Yüzyýlýn rüyasý’’ olarak nitelenen törene katýlan Cumhurbaþkaný’na neden refakat etmemiþti?

Onun gölgesinde mi kalmamak istemiþti, yoksa çok kýsa bir zaman sonra gideceði Amerika’dan Bush’un bölge ile ilgili görüþlerini aldýktan sonra mý gitmeyi tercih etmiþti?

Keþke Sezer ile gitseydi.

Çünkü Baþbakan’ýn Amerika seyahatinden itibaren Türkiye’nin bölgedeki duruþu, durumu, statüsü büyük ölçüde deðiþmiþtir.

Amerika’dan hemen sonra Lübnan’a gitti Erdoðan ve orada ‘’baþý dik’’ Türkiye’nin bayraðý Ermeniler tarafýndan yakýlýrken þöyle bir lâf etti:

‘’Büyük Ortadoðu Projesi ve Kuzey Afrika inisiyatifi çerçevesinde her türlü yardým ve katkýya hazýrýz.’’

Bu, kaya gibi bir lâftýr.

Altýndan kalkýlamayacak bir lâftýr.

Þimdi bölgedeki her ülke Türkiye’yi BOP’un koordinatörü olarak görecektir.

Bundan sonra çevre ülkelere giden her Türk yetkili ziyaret ettiði ülkede Amerika’nýn söylediklerini aktaran kimse muamelesi görecektir.

‘’Türkiye olarak her türlü yardýmý yaparýz’’ demek baþka, ‘’BOP çerçevesinde yaparýz’’ baþkadýr.

BOP; GOKAG veya adýna ne zýkkým derseniz deyin bu proje, Amerika’nýn Fas’tan-Moðolistan’a kadar dünya enerji-petrol yataklarýný ele geçirmek için kurguladýðý bir senaryonun cilalanmýþ, kýlýfýna uydurulmuþ adýdýr.

Þu anda dünyanýn nüfusuna oranla en fazla petrol tüketen ülkesi Amerika’dýr. Fakat gelecek on yýl içinde Çin Amerika’yý geçecektir.

Ýþte Amerika’nýn kâbusu budur. Onun için petrol-doðal gaz kaynaklarýný ve ulaþým yollarýný ya elde etmek, ya da kontrol etmek istemektedir.

Ýkiz kuleler saldýrýsý, Bin Lâdin, Saddam… Hepsi Amerika’nýn bu senaryosuna yardým eden piyonlardýr.

Türkiye piyon mu olacaktýr, kale mi, vezir mi?

Þah mý?

Türkiye’nin ne ilgisi vardýr Afrika ile de baþbakan Lübnan’da yukarýdaki sözü söyleyebilmektedir?

Türkiye’nin, Türkiye olarak bölgede yapacaðý çok þey vardýr ve bunun için onun bunun icazetini, projelerini almaya ihtiyacý bulunmamaktadýr.

Þimdi Erdoðan Azerbaycan’a gidiyormuþ.

Gitmeden; Türkiye ve Azerbaycan’daki duruma bir bakalým.

Azerbaycan’da Kasým ayýnda seçim vardýr.

Seçim deyince akla ister istemez Gürcistan, Kýrgýzistan ve Ukrayna gelmektedir.

Soros gelmektedir.

Azerbaycan’da, oðul Aliyev ve partisinin çoðunluðu bulunmaktadýr.

Azerbaycan’da, beðenirsiniz, beðenmezsiniz ama bir ‘’istikrar’’ vardýr. Düzen vardýr. Bölge ülkelerinin çoðunda mevcut olan ‘’orman hukuku’’ yoktur.

Problem, sosyal huzursuzluk, fert baþýna düþen milli gelir azlýðý ve haksýz paylaþým yok mudur?

Vardýr ama Azerbaycan Kafkasya’nýn bütününde; Gürcistan, Rusya’nýn güneyindeki bilumum özerk bölgeler ve Ermenistan göz önüne alýndýðýnda bir istikrar adasýdýr.

Devlet kültürü, geleneði vardýr.

Gecekondu bir devlet deðildir.

Ve Azerbaycan’ýn petrolü vardýr.

Üstelik Azerbaycan(ýn þimdiki Cumhurbaþkaný) bu petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarlarýna ulaþtýrmayý onaylayan-destekleyen bir kimsedir.

Þimdi bu ‘’statik’’ ve Türkiye’nin lehine olan durumun bozulmasý kimin iþine gelir?

Kimin geleceðini bilmem ama Türkiye’nin iþine gelmez.. Gelmemelidir.

Hâl böyle iken seçimlerde muhalefetini desteklemek ne iþtir?

Soros’a, Amerika’ya hizmet etmektir.

Peki Soros’un gücü Ýran’a neden yetmemiþtir de ‘’muhafazakâr’’ Ahmedinnecad seçilebilmiþtir?

Türkiye’de seçim olsa Soros’un muhalefet lehine sokaklara döküleceðini mi zannediyorsunuz?

Hayýr… Soros Türkiye’de tam tersi þu anda iktidar için sokaklarda, salonlarda, ev-köþe bucak muhabbetlerindedir.

Erdoðan Azerbaycan’a gitmeden sadece bir hafta önce Soros Ýstanbul’da idi.

Kurucusu olduðu Açýk Toplum Enstitüsü'nün toplantýlarýna katýlmak ve yatýrým ortamýný deðerlendirmek için bir grup iþadamý ile Türkiye'ye gelen Soros, Çýraðan Sarayý'nda ''ABD'nin Dünyada Nasýl Daha Ýyi Rolü Olabilir'' baþlýklý bir konferans verdi. Türkiye'ye iliþkin sorular üzerine, kendisine bu ülke hakkýndaki bilgilerin TESEV Baþkaný Can Paker tarafýndan verildiðini belirten Soros, ''Bence AKP demokrasiye inanýyor. Önceki hükümetlerden daha dürüst, yolsuzluk daha az ve desteði hak ettiðine inanýyorum'' dedi. Macar asýllý ABD'li ünlü yatýrýmcý ve spekülatör George Soros , Türkiye'nin Ýslam ülkeleri arasýnda demokratik bir ülke olduðuna iþaret ederek ''Türkiye bir örnek, farklý bir örnek. Ýslam ülkesinde demokrasi mümkündür. Bu nedenle Türkiye, Baþkan Bush tarafýndan olumlu olarak deðerlendirilmeli'' diye konuþtu.

Eniþtemiz bizi niye öpüyordu acaba?

Erdoðan Azerbaycan’a gitmeden sadece bir hafta önce Dýþiþleri Bakanlýðý, Geniþ Ortadoðu Projesi kapsamýnda ilk faaliyetini TESEV ile birlikte gerçekleþtirdi. Ýstanbul’da yapýlan kadýnlar zirvesinde, 20 farklý ülkeden 50’ye yakýn Ortadoðulu ve Kuzey Afrikalý kadýn bir araya geldi.

NTV’den Ýrfan Bozan’ýn haberine göre Dýþiþleri Bakanlýðý Geniþ Ortadoðu Giriþimi Koordinatörü Büyükelçi Ömür Orhun, projede Türkiye’nin hedef deðil, demokratik ortak olduðunu belirtti. Büyükelçi Ömür Orhun, Türkiye’nin Geniþ Ortadoðu Projesi içinde üstlendiði temel görevin demokrasi yardým diyaloðu çerçevesinde Ýtalya ve Yemen’le birlikte eþbaþkanlýðý yürütmek olduðunu söyledi.

Büyükelçi Orhun, “Bu projenin uygulayýcýsý olmak Türkiye’nin komþularýyla özellikle Ýran ve Suriye ile iliþkilerinin bozulmasýna yol açmaz mý?” sorusuna, “Demokrasi yardým diyaloðunun temel amacý ülkelerin birbirleriyle demokrasi tecrübelerini deðiþtirmeleridir. Yani daha iyiye gitmek için, daha demokrat olmak için diðer ülkelerin tecrübelerini paylaþýp daha demokrat bir ortam yaratmaktýr. Ýkili iliþkilerle doðrudan iliþkili deðildir. Ýkili iliþkileri kendi çerçevesi içinde yürütmeye devam ediyoruz” cevabýný verdi.

Demek ki kýymetli okuyucu BOP, GOKAG veya adý her ne halt ise Amerika’nýn iþte o projesi Türkiye’de bir tevatür deðil, resmen hayata geçmiþti ve bu iþi takiple dýþiþlerinde bir bölüm açýlmýþ, bir büyükelçi de bu bölümün baþýna verilmiþti.

Erdoðan Azerbaycan’a gitmeden sadece bir hafta önce, ‘’bölge’’nin bütün muhalefet liderleri; bu arada Azerbaycan’ýn Müsavat Partiyasý Genel Baþkaný Ýsa Gamber ile, Halk Cephesi Genel Baþkaný Ali Kerimli Ýstanbul’da idiler.

Muhteremlerin sebebi ziyaretleri, 23-24 Haziran’da þu kurumlarýn katkýsýyla düzenlenen bir ‘’bölge muhalefeti’’ toplantýsýna katýlmaktý:

NATO KAMU DÝPLOMASÝSÝ BÖLÜMÜ; FRIEDRICH NAUMANN VAKFI – TÜRKÝYE; AVRUPA POLÝTÝKALAR MERKEZÝ - EUROPEAN POLICY CENTRE; ÝSVEÇ BAÞKONSOLOSLUÐU – ISTANBUL; EURASIA GROUP ve TOPLUMSAL KATILIM VE GELÝÞÝM VAKFI ..

Meraklý okuyucu Mustafa Yýldýrým’ýn kült kitabý ‘’Sivil Örümceðin Aðýnda’’da yukarýda adý geçen STÖ’ler ve bazý ‘’kiþiler’’ hakkýnda tamamlayýcý bilgiyi pekalâ bulabilir.

Oturum baþlýklarýný, yönetici ve panelistleri de merak ediyor musunuz?

Birinci Oturum, KONU: “Bölgede Demokrasiyi Kurmak”

Oturum Baþkaný : Kemal Köprülü, Koordinasyon Kurulu Üyesi ve Eski Genel Koordinatör, ARI Hareketi, Türkiye

Panelistler:

Ibrahim Al-Marashi, Misafir Öðretim Üyesi, Sabancý Üniversitesi, Türkiye

Murat Bilhan, Büyükelçi,Stratejik Araþtýrmalar Merkezi Baþkaný, Dýþiþleri Bakanlýðý, Türkiye

Rola Dashti, Baþkan, Kuveyt Ekonomi Topluluðu; Üye, Al-Fatat Kulübü, Kuveyt

Farid Ghadry, Baþkan, Suriye Reform Partisi, Suriye

Nibras Kazimi, Misafir Araþtýrmacý, Hudson Institute, ABD

Ali Kerimli, Baþkan, Azerbaycan Halk Cephesi Partisi, Azerbaycan

Ýkinci Oturum “ Geniþletilmiþ Ortadoðu’da Güvenlik Tehditleri”

Oturum Baþkaný : Cengiz Çandar, Gazeteci, Dünden Bugüne Tercüman Gazetesi, Türkiye

Panelistler:

Deniz Ülke Arýboðan, Profesör, Ýstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye

Ýsa Gamber, Baþkan, Musavvat Partisi, Azerbaycan

Anat Lapidot,Kýdemli Araþt. , Harry S. Truman Research Institute, Ýsrail

Simon Kitchen, Ortadoðu ve Afrika Uzmaný, Eurasia Group, ABD

Walid Salem, Panorama Kudüs Ofisi Direktörü –Demokrasi ve Toplumsal

Geliþimi Geliþtirmek için Filistin Merkezi, Filistin

Saeed Taeb , Kýdemli Araþt., Politik ve Uluslararasý Çalýþmalar Enstitüsü, Ýran

Üçüncü Oturum “ Dýþ Aktörlerin Etkisi”

Oturum Baþkaný : William Hale, Profesör, School of Oriental and African Studies, Ýngiltere

Panelistler:

Fraser Cameron, Çalýþmalar Direktörü, Avrupa Politikalar Merkezi, Belçika

Scott Carpenter, Bakan Yardýmcýsý, Dýþiþleri Bakanlýðý, ABD

Andreas Marchetti, Avrupa Entegrasyon Çalýþmalarý Merkezi; ZEI,

Rheinische Friedrich- Willhelm University Bonn, Almanya

Murat Somer, Yard. Doç., Uluslararasý Ýliþkiler Bölümü, Koç Üniversitesi, Türkiye

Peter Stegniy, Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi, Rusya Federasyonu

Can Tezel, Stratejik Planlama Daire Baþkaný, Siyaset Planlama Genel Müdürlüðü, Dýþiþleri Bakanlýðý, Türkiye (*)

Ýþte böyle kýymetli okuyucu..

Ve bu arada Amerika’ya da çok sýk gidip gelen Ýsa Gamber’in, Ýstanbul’da Soros’la gizli bir görüþme yaptýðý da söyleniyordu.

Türkiye’nin ne iþi vardýr bölgedeki muhalefetlerle?

Türkiye; kim iktidar olursa olsun, çevre milletlerle karþýlýklý çýkar gözeterek iyi geçinmek durumda deðil midir?

Ýstanbul’da böyle bir toplantý yapýlýrken bölgede bulunan Condelessa Rice Ürdün’de aynen þöyle söyledi:

‘’Amerika Birleþik Devletleri 60 yýldýr, Orta Doðu'da demokrasiyi teþvik için yeterli çaba harcamadý. Bu da Orta Doðu'da, radikal akýmlarýn daha çok kabul görmesine olanak saðladý.’’

Rice bunlarý söylerken Ürdün'ün reform programýný övdü ve programýn bölgede bir model olabileceðini belirtti.

Hani ‘’model’’ Türkiye idi?

Bunlar olurken Bakü’de muhalefetin ‘’turuncu-muruncu’’ mitingleri oluyor, Alman parlamentosu Ermeni soykýrýmýný kabul ediyor, AP ise Ermenistan’ýn anayasasýnda deðiþiklik yaparak komþularýnýn sýnýrlarýný tanýmasý maddesinin eklenmesini reddediyordu.

Yine Ýstanbul’daki toplantýya dönelim..

''Dýþ Aktörlerin Etkisi'' konulu oturumda konuþan ABD Dýþiþleri Bakan Yardýmcýsý Scott Carpenter, ABD'nin 60 yýldýr Ortadoðu'da demokrasiden feragat ederek istikrara ulaþmaya çalýþtýðýný söylüyor ve buna raðmen bölgede ne demokrasiye, ne de istikrara ulaþýldýðýný kaydederek, ülkesinin artýk bölgede farklý bir yaklaþýmý benimsediðini, her türlü demokratik giriþimi destekleyeceklerini belirtiyordu.. ''Bu bölgedeki statükoyu deðiþtirme konusunda ciddiyiz ve kararlýyýz'' diyen Carpenter, bölgedeki toplumlarýn aþmasý gereken ciddi engeller bulunduðunu anlatýyor ve bu engellerin aþýlmasý için ABD ve AB'nin bir yerden baþlamasý gerektiðini ifade ederek, ''G-8 ülkeleri ve Türkiye gibi diðer demokratik ortaklarla çalýþmamýz gerekiyor'' diyordu. Ortadoðu'da deðiþimin saðlanmasý için bölge ülkelerindeki hükümetlerle görüþtüklerini, insan haklarý, demokratikleþme gibi konularda telkinlerde bulunduklarýný söyleyen Carpenter, ekonomik reformlarýn bu ülkelerin siyasi yapýlarýnýn temelini oluþturduðunu belirtiyor ve askeri harcamalarýn dýþýnda ABD'li vergi mükelleflerinin bu bölgeye 11 milyar dolarlýk yardým yaptýðýný ifade ederek, þöyle söylüyordu:
''(Karþýlýðýnda ne alýyorsunuz?) sorusu sorulmaya baþlandý. Biz bölgede bir þey empoze etme peþinde deðiliz. Amacýmýz herkesin kendi yöntemleriyle özgürlüðe ulaþmasýný saðlamak, bütün vatandaþlarýn temel haklarýný koruyan hükümetler oluþturmaktýr. Ýfade, toplantý, ibadet, çocuklarýna eðitim verme özgürlüðü gibi... Bunlar evrensel deðerlerdir. ABD, bunlarý destekleyen hükümetleri destekleyecektir.''

Doðrusu benim gözlerim yaþardý..

Yaþardý da þimdi siz Ýlham Aliyev olsanýz;

Ülkenizdeki Amerikan yanlýsý muhalefeti toplayýp Ýstanbul’da Soros’la görüþtüren; Amerika’nýn ‘’Bölgede statükoyu deðiþtirmeye kararlýyýz’’ demesine çanak tutan Türkiye’nin baþbakanýný nasýl karþýlardýnýz?

Türkiye bölgede ille de baþkalarýnýn taþeronu, iþ takipçisi, müteahhidi olmak zorunda mýdýr?

Hangi yüzle bakacaðýz komþularýmýzýn suratýna?

28 Haziran 2005

“57’iNCÝ ALAY ÇANAKKALE’DE, TRABLUSGARP’TA, FÝLÝSTÝN’DE, SAKARYA’DA

57’ÝNCÝ ALAY HERYERDE

HEPÝMÝZ 57’ÝNCÝ ALAYIN NEFERÝYÝZ”

Wednesday, June 22, 2005

Suriye-Iran-Azerbaycan-Suudi muhalifleri ARI Kovaninda...

Mustafa Yildirim

20 Haziran 2005

Komsu ülkelerden birinde bir `konferans' yapilsa ve `ayrilikçi'
denilen örgütlerin önderleri, rejimimizi degistirmeye yemin etmis
kisiler ile onlari destekleyen devletlerin disisleri görevlileri, o
devletlerin siyasal partilerine bagli örgütlerin elemanlari, komsu
ülkenin disisleri memurlari katilsa…

T.C devletinin büyük büyük kurumlarinin basindakiler bu ise ne derdi?!

Bayrak yere atilinca sert açiklama yapanlar ne derdi bilmem, ama
genel olarak o komsu devlete karsi hos olmayan yaklasimlarda
bulunulacagi kesin!

* * *

ARI dernegi kurucusu, birkaç ay önce ABD yetkililerine, simdi A.B
isine bakiyoruz sonra Ortadogu çalisiriz demisti. A.B isini bitirmis
olmalilar…

23 – 25 Haziran'da Istanbul'da toplanacaklar. Baslik "Güvenlik" ama
ne güvenlik!..

Geçtigimiz yilin 9 Eylül'ünde Ingiliz Kraliyet Enstitüsü'nün
basindaki eski CIA görevlisini, Yunanli büyük aile Kokkalis'in
elemanlarini getirmislerdi… simdiki is daha da büyük ve ciddi!

Katilimcilara bakmak yetiyor…

Ibrahim Al-Marasi'nin ailesi 1968'de ABD'ye göçmüs. Marasi orada
dogmus ve büyük adam olmus. ABD'nin Irak'i igalinden önce Harvard
Üniversitesi'nde Irak'a yönelik kurulan propaganda merkezinde
çalismaya baslamis. Irak'in istihbarata örgütlenmesini ele alan bir
çalisma yapan Marasi, Saddam'in kitle kirim silahlarina sahip
oldugunu, Irak yönetiminin Al Kaide ile görüstügünü ileri süren
çalismasiyla da dikkati çekmisti. Tony Blair ve Colin Powell onun
yazdiklarini kanit olarak ileri sürmüslerdi.

Marasi, Saddam yönetiminin Türkiye'ye suikastçilar yolladigini da
yazmisti. Isgalden sonra ise "kitle kirim silahlari" iddiasindan
caymamis ve Saddam'in dünya destegini yitirmemek için bu silahlari
kullanmamis olabilecegini yazmaktan çekinmemisti.

Oysa bugüne dek kitle kirim silahi bulan olmadi… Üstelik ABD yönetimi
bile bu isin CIA uydurmasi oldugunu açikladi.

Balkanlarda karisikligi yaratanlarin Irak ve öteki Ortadogu
devletleri oldugunu ileri süren Marasi, ABD Disisleri'nde Irak-Iran
arastirma grubunda, Kongre Arastirma Servisi'nde, Ulusal Savunma
Üniversitesi'nde görev almisti.

"Güvenlik" katilimcilarindan Halep dogumlu Farid Kadri ise ABD'nin
Suriye'yi sIkIstIrmasInda önemli bir aktördür. Washington'da kurulan
Suriye Reform Partisi baskani F. Kadri'nin ailesi 1964'de Beyrut'a,
oradan da ABD'ye göçmüs.

500 büyük savunma sirketi arasinda bulunan EG&G'de çalisan Kadri,
daha sonra kendi sirketini kurmus. Suudi vatandasi olmayi basaran
Kadri'nin pasaportu Suudi Arabistan'daki muhalefeti destekleyince
geri alinmis. Kadri esasli bir reformcu olarak Israil ile iyi
iliskiler kuracagini ilan edince, ABD-Israil ortakligini ve çikarini
savunan, Türkiye'den de pek çok elemani egiten WINEP'te, Israil ,
için eski Amerikali askerleri toplayan, ABD kadrolarinda Israil'i
destekleyecek elemanlar yükselten JINSA'da, muhafazakarlarin
kalelerinden Harvard ve John Hopkins üniversitelerinde, Fransa
meclisinde, Belçika senatosunda Suriye yönetimi aleyhinde konusmalar
yapmistir.

Onun için; Irak'ta isbirlikçi Ahmed Çelebi ne ise, Farid Kadri de
Suriye için odur, denilmektedir. Kadri'nin kendi yurduna ABD ile
girecegine kusku yok! Çünkü Kadri, açikça "ABD Hükümeti, Ortadogu'da
demokrasiyi yerlestirmek isteyenleri desteklemek üzere fon
olusturmalidir!" demektedir..

Israil-ABD ustalari ve petrol sirketi uzantilari da var

Katilimcilar arasinda baskaca ünlüler bulunuyor: Irakli Nibras
Kasimi, Telaviv'den Dr. Anat Lapidot Firilla, Suudi Arabistan
muhalifi Muhammed Said Tayib ve Ingiliz elemani ve Avrupa komisyonu
delegesi, Ingiliz Disisleri'ne New York, Bonn ve Dogu Berlin'de
hizmet etmis olan, A.B genisleme teorisyeni Fraser Cameron, Irak'ta
kukla yönetimin olusmasinda büyük görevler yapan, ABD Disisleri Bakan
Vekili yardimcisi Scott Carpenter, Avrupa Güvenlik ve Savunma
siyaseti uzmani, Akdeniz Forum'u üyesi Alman Andreas Marchetti…

Scott Carpenter daha önceleri, ABD Cumhuriyetçi Parti örgütü IRI'de
Orta ve Dogu Avrupa Ofis görevlisi olarak çalismti, Baltiklar, Balkan
ülkeleri ve Türkiye programlarini yönetmistir. Animsanacagi gibi ARI
derne*inin Türkiye'de gençligi örgütleme çalismalarina en büyük para
destegi de IRI kanaliyla NED'den gelmisti.

9 Eylül 2004 konferans*na katilmis olan Afrika, Balkanlar, Ortado*u,
Asya ülkelerinde Amerikan kuruluslari için siyasal-Pazar
arastirmalari yapan Eurasia Group da yine ARI konugu oluyor.

Eurasia Group'un danismanlari arasinda basta UNOCAL (Kaliforniya
Petrol), JP Morgan, Japon Uluslararasi isbirligi Bankasi olmak üzere
Koç Holding ve birçok büyük sirketin yöneticileri ya da ortaklari
bulunuyor. Eurasia Group sirketi'ni bu kez Simon Kitchen temsil
ediyor. Kitchen, Iran ve Islam siyaseti, Islam hukuku uzmanidir ve 4
yilini Misir Yatirim Bankasi için Pazar arastirmacisi olarak
geçirmiitir.

* * *

Türkiye'yi ilgilendiren en önemi konuklar ise iki Azeri… Ingiltere ve
ABD örümcek agi kurucusu örgütlerin ve Quantum Sirketi danismani
Soros'un destegini alan Müsavat Partisi Baskani Isa Gamber ile
Azerbaycan Halk Partisi Baskani Ali Kerimli de Istanbul'a geliyor.

Bilindigi gibi, basta ABD Baku Büyükelçiligi olmak üzere tüm Ingiliz,
Amerikan ve Soros destekli sivil(!) örgütler Azerbaycan'da ABD ve
Bati Avrupa'ya bagli bir devrim(!) yaratmak üzere çalisiyorlar.
Washington-Istanbul-Baku hattinda yapilan görüsmelere Azerbaycan'da
gerçeklestirilen yasadigi kitle gösterileri eslik ediyor. Bu
denemeler gösteriyor ki, Azerbaycan'da Kasim 2005 seçimlerinden önce
ya da sonra isler kizisacak. Azerbaycan'da liberal-demokrasi
kurulacak ve her yani açik bir toplum yaratilacaktir.

* * *

Türkiye bundan böyle yabanci ülkelerde ya da komsularda yapilan kendi
karsiti toplantilara ne der bilinmez, ama bu toplantiya Hikmet Çetin
ile DYP Genel Baskani Mehmet Agar'in, Erkan Mumcu'nun, AKP
Milletvekili ve Türk Demokrasi Vakfi Baskani Zekeriya Akçam'in
katilacak olmasi can sIkIcI olabilir.

"Ne yapalim, kimin nerede konusacagina karisilmaz ki!" denebilirse
de, T.C Disisleri'nden görevlilerin komsu ülkeleri karistiran
adamlarla ayni toplantida konusmaci olmalari ülkeler arasi siyasal
iliskiler tarihine yazilacaktir…

Konferansi Çalik Holding, Dogus Sirketler Grubu, ARES Arastirma
Sirketi'nin yani sira ABD Konsoloslugu, Friedrich Neumann Stiftung
sponsor (maddi/manevi olmali) olarak desteklemekteymis… Bu konferans
ayrica NATO'nun, Isveç Baskonsoloslugu'nun Avrupa Siyaset Merkezi'nin
isbirligiyle düzenleniyormus!

Ve bir oturumu da Osman Cengiz Çandar yönetecekmis!

Daha baska yoruma gerek yok!

Gamber'in oldugu yerde dügün de olur, ama Ortadogu'daki "Kanli Dügün"
tiyatrosunda ne olur ve Türk ulusu bu ise ne der, orasi bilinmez!

Çünkü ABD ve Bati Avrupali ortaklari Suriye'yi, Iran'i ve
Azerbaycan'i degistirmek için kanli-kansiz her oyunu oynuyor! ARI
yöneticileri de geçen Nisan'da Amerikan devletiyle ve örgütleriyle
görüstüler.

Türkiye'de Cumhuriyet Gazetesinde uzunca yayin olanagi bulan Kemal
Köprülü söylesisinde ABD'nin Suriye'yi degistirecegini ileri sürmekte
ve Türkiye'yi ABD müttefikliginden uzaklasmamaya çagirmaktaydi!...

Tuesday, June 21, 2005

Birlik Partisi Baskani Dr.Abdurrahim Polat'in Basin Bildirisi

«Б И Р Л И К» Х А Л + Щ А Р А К А Т И П А Р Т И Я С И
P O P U L A R M O V E M E N T «B I R L I K» P A R T Y

(Chairman - Abdurahim Polat: 1-703-455-9053, General Secretary – Vasila Inoyat: 998-371-453066, info@birlik.net)


ANDİCAN KATLİAMINI HATIRLAYIP,
HÜKÜMETİN ÖNÜNE TALEPLER KOYUYORUZ

(Özbekistan Birlik Halk Hareketi Partisinin Beyanatı)

(Özbekceden resmi olmayan tercüme)
20 Haziran 2005

Tarihimize “Kanlı Cuma” olarak geçecek olan Andican olaylarinin 40’inci günunu doldurmak uzereyiz. Halkımızı 23 Haziran’ı yas günü olarak geçirmeye çağırıyoruz. O günkü dualarımızı suçsuz olarak ölenlerin ruhuna bağışlıyalım.

Bu musibatlı günlerde halkımıza sesleniyoruz. Biz kendi geleceğimiz için mücadele etmezsek, Andican gibi günler hepimizin başına gelecektir. Mevcut diktatörlükden kurtuluş yolu aşırı meşakkatlı, ama bu yoldan yurumeye ve bazı adımları hemen atmaya mecburuz.

Birincisi 13 Mayıs olayları dünyaya bildiren Andican insan hakları koruyucuları, çoğu Birlik Partisi üyeleri olmak üzere, şu an hapiste bulunmaktadirlar. Simdi hapiste bulunan su isimleri bir defa daha hatirlamakta fayda vardir: Saidcahon Zaynuddinov, Dilmurod Muhiddinov, Babacan Musacanov, Muhammadkadir Atahanov, Akbar Aripov, Nurmuhammad Azizov. Onlar, Birlik’in 13 Mayıs katliamını kınayan Beyanatını dağıttıkları için Anayasaya tecavüz yapmakla suclanip cezaevine konulmuslardir. Demokratik ruhlu insanlara böyle bir suçun atfedilmesi, aynı şekilde suçlanıp, uzun yıllar hapise atılan ve hükümet tarafından “İslam fanatikleri” diye adlandırılan müslümanların da suçsuz olduklarını göstermektedir. Biz ismi söylenen arkadaşlarımızı ve diger suçsuz yere hapislere gonderilenlerin serbest bırakılmasını talep ediyoruz, herkesi de bu talebe katılmaya davet ediyoruz.

İkinci onemli teklifimiz ise Andican olayları Özbek hükümetinden bağımsız komisyon tarafından arastirilip, cinayet işleyenler cezalandırılmasa ve gerekli dersler çıkarılmasa, kanlı günlerden başımızı çıkaramayız kanaatindeyiz. ABD, NATO ve Avrupa Birliği devletleri Andican’da halkın kurşuna tutuluşu olaylarını öğrenmek için uluslararası komisyonu kurulmasını talep ediyor. Biz buna katılıyoruz ve herkesi katılmaya çağırıyoruz. Madem ki, Özbekistan yetkilileri o yerde uluslararası terörizimin izi olduğunu söylüyorlar, o zaman olayların uluslararası komisyonu tarafından öğrenilmesi için izin vermeleri şarttır.

Üçüncü onemli nokta ise Özbekistan’ı yönetenler ülkemizi derın bir bunalıma sokmuslardir. Bundan çıkışın tek yolu ülkemizde ciddi siyasi–iktisadi reformların yapilmasindan gecmektedir. Siyasi reformların ilk adımı – bağımsızlığa ulaşmamızda esas rol oynayan ve ülkemizde demokrasinin zaferi için birinci olarak mücadele etmeye başlayan Birlik Partisi resmi olarak tanınlmalı ve devletin yönetimine katılması için imkan verilmesi gerektir. Böylelikle Birlik Partisi Uzbekistan’da demokratik surece katilacak ve Uzbekistan’da demokrasinin gelismine katkida bulunacaktir. Biz herkesi bu talebimizi desteklemeye ve Birlik Partisine katılmaya çağırıyoruz.
Bugün Özbekistan halkı, dünyanın yardımına da muhtaçdır.

Batı devletleri Karimov hükümetinden Andican olaylarını öğrenmek için uluslararası komisyonu kurmaya izin verilmesini ve demokrasiye yol açılmasını taleb ediyorlar. Biz bunu alkışlıyoruz. Biz onlardan, Özbekistan hükümetine daha etkili baskılar yapmalarını bekliyoruz. Aynı zamanda, onların demokrasi taraftarlarını şimdi daha fazla desteklemeye cagiriyoruz.

Biz, yakında demokratik inkilaplara sahne olan Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan, Avrupa Birliğine üye olmaya çalışan kardeş Türkiye devletlerinin yetkililerinden, hem de Rusya Federasyonunun demokratik örgütlerinden Andican olaylarına kendi münasebetlerini bildirmelerini bekliyoruz.

Ayrıca, Birlik Partisinin Özbekistan’da demokrasinin zaferi için başlattığı anayasal mücadelesini hiç vakit geçirmeden devam etmekte olduğunu ve ettireceğini söylemek gerekir.

Thursday, June 09, 2005

Bulent Arinc, Amerika'da Fethullahcilarin Merkezini Ziyaret Etti

Washington Haber

Meclis baskani Bulent Arinc Amerika'yi ziyaretinde Amerikan Ic
Guvenlik bakanligi arastirmasi altinda bulunan Fethullahcilarin
Amerika'daki yapilanmalarinin merkezi kisa adi ATFA olan Amerikan
Turk Dostluk Dernegi'ni ziyaret etti ve yoneticileri ile gorustu.
Basina kapali yapilan bu toplantida dernegin yoneticileri ve uyeleri
Bulent Arinc'a tanitildilar.

Gecen hafta icinde de Fethullah Gulen ile gorusmek icin Turkiye'den
gelen bes kisilik Fethullahci bir gurup New York'ta JFK
havalimanindan Amerikan Ic Guvenlik Bakanligi yetkilileri tarafindan
ulkeye girmeleri sakincali oldugu bildirilerek Amerika'ya
alinmadilar. Ayni kisiler Turkiye'ye ayni ucakla geri gonderildiler.
Amerikan Ic Guvenlik bakanligi Amerika'daki Fethullahci yapilanmayi
yaklasik iki yildir gozetim altina almisti, bu arastirma esnasinda
Gulen ile gorusen ic guvenlik bakanligi yetkililerinden birisi
Gulen'in ilimli Islam olarak kendilerine aktarmaya calistigi
gorusleri pek inandirici bulmadiklarini soyledi ve Turkiye'de laik
rejimi ilimli sekilde gorunerek degistirmeye calisan bir gurup
olarak Fethullah Gulen gurubunu gorduklerini belirtti.

Tuesday, June 07, 2005

Ben de NOT aldim, Guler Komurcu

Ey Güler KÖMÜRCÜ, sen kalkıp da 'ülkenin üzerinde hesaplar yapan malum güç odaklarını-lobileri korkmadan deşifre eder misin, sen kalkıp da dünyanın en etkili Katolik teşkilatıyla konuşup onların verdiği mesajlara alkış tutar, 'Masonik örgütler Hıristiyan ve Müslüman alemini birbirine düşürmeye çalışıyor' açıklamasını manşetten yazar mısın, sen kalkıp da 'milliyetçi-imanlı duruşunla en önde yürür-mücadele eder misin, sen kalkıp da 1 ay önce 'Türkiye'me salaklar ülkesi diyen Amerikalı gazetecinin Ankara'daki -özel- ilişkilerini deşifre eder misin, sen Bilderberg, SOROS ve benzer güçlerin hakkında korkmadan okuruna bilgi aktarır mısın, sen kalkıp da yolsuzluklar hakkında kitap yazar mısın? YAZARIM... O halde malum birileri de senin tüm bu yazdıklarını 'NOT' alır ve uygun zamanı gelince 'belden aşağı' vurur, döver, tokatlarlar, sen dik durmaya devam etsen de kimin umrundasın?!. Akılları bulandırmaksa amaç-bulanır işte böyle. (Ki bu ilk yediğim dayak da değil...)


Evet, bu olanları bekliyordum, 'beşinci kol faaliyeti kapsamında benim gibi dik duruşlu, milli çizgisi, vatan aşkı, mücadele hırsı ve de Allah sevgisi olan kişilere her zaman saldırılır; kimimize karizma-imaj operasyonu yapılır yani kamunun sevdiği-saydığı kişinin saygınlığına 'örtülü operasyon yapılır, hakkında gözden düşürücü haberler yayınlanır, kitlenin o kişiye yüklediği imaj ne ise, direkt o imaj sarsılır. (Kimimize ise; bakınız bir diğer mağdur örneğe, değerli kalem Nihat GENÇ'in başına gelenlere, O'na farklı bir yol kesme operasyonu yapıldı)


Kamuoyu nedense 'şimdi durduk yerde 2 sene önceki konuşmalar niye yayınlandı, Güler son zamanlarda hangi kurbağaları ürküttü, bugünlerde yoksa bazı özel dosyalar üzerinde çalışıyor da birileri önceden ilk kurşunu atan mı olmak istedi' diye sorgulamaz ise olacağı budur, beşinci kol faalliyetlerini yapanlar amacına ulaşır.


Hepsinden önemlisi, Güler veya X bey ya da X hanım gazeteci, şayet 'uyuşturucu kullanıyor ya da satıyorsa, bölücü bir faaliyet kapsamında işler çeviriyor-ilişkiler kuruyorsa, rüşvet yiyorsa, ilişkilerini yasadışı maddi menfaate çeviyorsa, evet, bu takdirde MANŞET' de olur, vicdanlarda linç de edilir, kanuni olarak cezasını da fazlasıyla ödemek zorundadır. Ve ben Güler KÖMÜRCÜ vatanımın bölünmez bütünlüğüne zarar verici yasadışı faaliyette bulunmadığım, uyuşturucu ve benzeri kötü alışkanlıklarım olmadığı, rüşvet yemediğim müddetçe, yani kanuni 'SUÇ oluşturmayacak 'sıradan insani konuşmalarımdan' ötürü HİÇ kimseye hesap vermem-VERMEYECEĞİM de. Bu arada meraklısına; telefonun diğer ucundaki şahıs da benim için ima edilen manada hiçbir özel anlam taşımamaktadır-taşıyamaz-taşımayacak, tüm bu çabalar itibara saldırının bir parçasıdır NOKTA. Ben günlük telefon trafiğimde (ki son 7 yıldır dinlendiğimi varsayıyorum dolayısıyla da bunun farkında olarak-gayet şeffaf yaşayıp-konuşuyorum) gayet kendinden emin, HAK bildiğimi, imanla-inançla -okumaya-yazmaya devam ediyorum, tek başıma da kalsam aynı mücadelede devam e-de-ce-ğim, takdir sadece 'tek yüce makamın'dır.


Meğer birilerini ne kadar korkutmuşum ki beni bu kadar büyüttüler! Bu ne derin hesapmış, hesabı şaşırdılar, güya beni gözünden düşürüp, hafif meşrep görüntüsü verip, 'sizin mert-milli gazeteciniz bu işte' mesajını ambalajladıkları 'inandıklarınıza saldırı operasyonu' yaptılar. Ben beklediğim için bunları fazla şaşırmadım, şaşkınlığım, neden birileri çıkıp da, 'uyuşturucu-rüşvet-bölücü faaliyet' dışında kişinin 'günlük-sıradan insani diyalogları' (bu konuşmaların kiminle olduğu da -suç teşkil etmediği müddetçe- kimseyi ilgilendirmez) neden böyle büyütülür (bahse söz konusu olan konuşmada 'Yahudi lobilerini kızdıran İsa'nın Çilesi' filmi hakkındaki kritiklerimi de özellikle tekrar okuyun lütfen, nedense bu bölüme profesyonel bir cımbızlama yapılmış) ki bunlar asla haber konusu değildir. Ayrıca... Suç içermeyen konuşmaları 'kim niye dava dosyasına koyar, devletin gizli olması gereken bilgileri nasıl olur da basına sızar' diye de nedense az kişi soruyor. Tamam, ben sizin bilinçlenmeniz adına 'kurban' edileyeyim, kabulum, ama siz ne olur bilinçlenin, sorgulayın ey okur.


Türk Ceza Kanunu'na göre yapılması gereken ortada. Güler KÖMÜRCÜ dün sonsuz güvendiği Türk Adaleti'ne, yargıya teslim etti birilerini ve de her daim tam teslimiyetle bağlandığı HAK'ka, ALLAH'a (C.C) 'O'nun ilahi adaletine kırılan kalbinin suçlularının bulunmasını havale etti. Adalete teslim olduktan sonra artık tek kelime konuşmaya gerek yok. 2 gündür sayısız TV-gazeteden aradılar, başta HÜRRİYET'te köşesine beni konuk etmek isteyen sevgili Ayşe ARMAN olmak üzere, tüm değerli meslektaşlarıma 'hassasiyetlerinden dolayı' teşekkür ediyorum, diyorum ki; 'Bu konu en önemli makamların takibindedir artık, ben de o yüce makamlara tam teslimim, bekleyelim, görelim... Mevlam neylerse güzel eyler.


Şimdi meraklılarına yeni not olma nedenleri oluşturmaya devam edelim. (Korkusuz kişi dayakla uslanmaz-sevgiyle uslanır ama anlayan yok) İlginç bir haberi paylaşalım, önceki gün Gürcistan'da yumurta atıp-öfkeli protestoyla kovulan BAY SOROS yarın Türkiye'ye geliyor. Şimdi, pazar günü-SABAH'ta okuduğum habere bakalım; 'SOROS'u yumurtayla kovdular. 8 Haziran'da 50 yatırımcı ile Türkiye'ye gelecek olan ünlü spekülatör George Soros, Gürcistan'da yumurta atılarak protesto edildi. Açık Toplum Vakfı'nın Gürcistan Şubesi'nin 10'uncu kuruluş yıldönümü sebebiyle Tiflis'te bulunan George Soros, Gürcü milliyetçiler tarafından protesto edildi. Ellerinde 'Soros Evine Dön' ve 'Gürcistan'ın Soroslaştırılmasına Hayır' yazılı dövizler taşıyan göstericiler, Soros'a yumurta fırlattı. Göstericilerden Georgy Kervalishvili, 'Soros, Gürcistan ekonomisini kontrol etmek istiyor. Amacı bizi kirli para işlerinde kullanmak' diye konuştu. Milliyetçi Gürcüler, para sihirbazı olarak nitelendirilen Soros'u ülke üzerinde oyunlar oynamakla suçluyor. 2003'te Gürcistan'daki muhalefeti iktidara taşıyan ayaklanmaları kışkırtmakla suçlanan Soros 8-10 Haziran tarihlerinde Quantum Fonu'na yatırım yapanları yarın Türkiye'de ağırlayacak. Başbakan Erdoğan ile de görüşmek isteyen Soros, İstanbul ve Ankara'da temaslarda bulunacak'

Paylaşmaya 'not almaya-not vermeye' hep beraber devam edeceğiz efendim.