Diplomatlarımızın Katilleri nerde?
Türkiye’den Kim Ne zaman Özür Dileyecek?
E. Cüneyt Akalın
İlk olarak, Ankara SBF yurdundaki oda arkadaşım, sakin, sessiz, güleryüzlü Bahadır Demir’i alıp götürdüler aramızdan. Tarih 27 Ocak 1973. Los Angeles’ de Santa Barbara’da başkonsolos Mehmet Baydar ile birlikte Ermeni katillerce katledildiğinde Los Angeles konsolos muavinliği görevinde bulunuyordu. Başkonsolos Mehmet Baydar ile birlikte pusuya düşürülüp öldürülen Bahadır’ın katili, Rusya kökenli eski bir Ermeni komitacı Mıgırdıç Manikyan idi.
Santa Barbara Cinayeti ilkti ama ne yazık ki son olmadı. Türk Devletini temsil eden büyükelçiler, TC’nin Viyana büyükelçisi Daniş Tunalıgil 22 Ekim 1975’de Viyana’nın merkezinde, TC’nin Paris büyükelçisi İsmail Erez ile makam şöförü Talip Yener iki gün sonra 24 Ekim 1975’de Paris’in göbeğinde, TC’nin Vatikan büyükelçisi Taha Carım da 9 Haziran 1977’de Roma’nın göbeğinde Ermeni katillerce katledildiler.
Arada bizim Oktar var, sınıf arkadaşım, Oktar Cerit. TC’in Beyrut büyükel- çiliği başkatibi Oktar…16 şubat 1976’da vurulduğunda, 30 yaşında var mıydı?
Onları TC Madrid Elçisinin eşi Necla Kuneralp ile emekli elçi Beşir Balcıoğlu’nun Madrid’in göbeğinde 2 Haziran 1978’de öldürülmeleri izledi.
Liseden sınf arkadaşım Mehmet Savaş Yergüz’ün katilleri uygar Avrupa’nı bir başka köşesinde Cenevre’de silaha sarıldıklarında takvimler 9 Haziran
1981’i gösteriyordu.. Sakin, halim selim Mehmet de sessizce ayrıldı aramızdan.
Katiller Liseden ve Üniversiteden bir başka büyüğüm ağabeyim Yurtsev Mıhçıoğlu’nun Lizbon elçiliğindeki konutunu 27 Temmuz 1983’de bastılar, eşi Cahide hanımı (Mıhçıoğlu) öldürdüler. Olaydan rastlantısal olarak kurtulan, Eşini Türkiye’ye getirerek gömen Yurtsev abi, cenazeden birkaç gün sonra bir trafik kazasında aramızdan ayrıldı. Ne de güzel boru çalardı izcilerin başında…
Ve diğerleri…. Yaklaşık 50 kada r Türk diplomatı, Oca k 1973 ile Mart 1985 tarihleri arasında Avrupa’nın, ABD’nin Avusturalya’nın, Ortadoğu’nun bir köşesinde Ermeni katillerce öldürüldüler. Cinayetleri ASALA üstlendi. .
Tarihte eşi benzeri olmayan bir katliam on küsur yıl içinde göz göre göre katledilmişti. Peki suçlular kimdi?
Suçlular belli
Emekli Byükelçi Bilal şimşir açıkça suçluyor:
“ O yıllarda Ermein terörünün asıl merkezi Paris idi. Paris “Ermeni terörünün başkenti” olarak ün yapmıştı. …Fransız makamları korumakla yükümlü oldukları halde Türk diplomatlarını korumamışlar ve Ermeni terörüne göz yum- muşlardı. Katillerin çoğu yakalananamış, cinayetlerin çoğu meçhul kalmıştı. (*)
Tıpkı Talat Paşa’yı Berlin’de, Sait Halim Paşa’yı Roma’da Cemal Paşa’yı ve iki yaverini Tiflis’de katledenler gibi bu suçlular da meçhul kalmıştı.
Bilal Şimşir adı geçen yazıda bir de çağrı yapıyor: “Ermenistan Özür dilemelidir” diyor. Ve devam ediyor. “Ermenistan ..aziz şehitlerimizin katledilmelerinden de sorumludur. Türk diplomatlarını katleden Ermeni teröristlerinin birçoğu bugün Ermenistan’da barınmakta ve korunmaktadır.”
Bu satırlar TV’de abuk subuk konuşan sorumsuz birinin ağzından değil, Türkiye’nin önde gelen seçkin diplomatlarından birinin kaleminden çıkma.Sayın Şimşir Batı’yı ve Ermenistan’ı açıkça şuçladıktan sonra bir de çağrı yapıyor: Türkiye olarak yurtdışında şehit olmuş diplomatlarımıza sahip çıkmamızı istiyor. Geç bile kaldık!
Şehitler Ölmez
Bayrağa sarılı tabutlar uçaklardan askerlerin sırtında indirilir, resmi törenler yapılır, tüm millet gözyaşı dökerdi arkalarından… Yaşananlar giderek unutuldu, unutturuldu. Şimdi Erivan’da bakanın kime demeç verdiği konuşuluyor.
Bir TC yurttaşı olarak, bu arkadaşlarıma, bu dostlarıma bugün daha çok saygı duyuyorum. Onlar sadece vatanımızı onurla temsil etmekle kalmadılar, Batı’nın hoyrat yüzünün ortaya çıkmasına da, can pahasına, katkıda bulundular.
ABD’nin dört bir yanındaki yurttaşlarımızın 24 Nisan günü Washington’da
“Türk Soykırımı”nı protesto etmek için hazırlandıklarını duyunca içimde bir şeyler cızzz etti. Keşke o yurttaşlara, bir ileti ulaştırabilseydim. Hayır dualarında Bahadır’ı, Oktar’ı, Mehmet’i, Yurtev Abi’yi, elçilerimizi, öteki görevlileri unutmasınlar diye…
Onlara ileti yollamaya çalışacağıma, burada neden bir anma töreni örgütlemeye girişmediğimi sordum kendi kendime … Açık seçik bir açıklama gelmedi aklıma. Bari, gelecek yıl bir anma örgütlesek… O korkunç haksızlığın kurbanı değerli diplomatlarımızı anımsamak, bir vefa borcu değil mi aynı zamanda!
* Bilal Şimşir, Ermeni Terörü Kurbanı Şehit Türk Diplomatları, Uluslararası Türk Ermeni İlişkileri Sempozyumu, TC İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü,
24-25 Mayıs 2001,




